potin ne demek?
- Koncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı veya yan tarafı lastikli ayakkabı
Soyunmaya, hatta potinlerini çıkarmaya takati yoktu.
S. F. Abasıyanık
Blucher.
Boot.
Half boot.
potion
- İksir, bir doz ilaç
- Zehirli içki
- Bir defada verilen ilaç veya zehir
- Bkz. posyon
pot
- Kötü dikiş sebebiyle kumaşta oluşan büzülme veya kıvrım
- Poker vb. iskambil oyunlarında oyuncuların tümünce ortaya sürülen eşit miktardaki para veya fiş.
- Yanlışlık, hata, gaf.
- Bk. potentiometer
- T. Irmakları geçmek için kullanılan sal.
- Donatılan ağlarda yakalara geçirilen ağa verilen fazlalık.
Crucible; as, a graphite pot; a melting pot.
Wicker vessel for catching fish, eels, etc.
Perforated cask for draining sugar.
Size of paper.
