petticoat ne demek?
- İç etekliği, jupon
- Etekliğe benzer şey
- (şaka) kadın
- Elek
- Kadın
iç
- Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı
- Oyuk şeylerin boşluğu.
- Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta.
- Toplu bir durumda bulunan kimse
- Nesnelerin arasında bulunan kimse veya nesne.
- Ten ile dış giysiler arası
- Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm.
- Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım.
- Kapalı yerlerde geçen görünçlükleriiçine alan çekim
- İşlikte, kapalı yerlerde çevrilmiş çekim. Dış'ın karşıtı.
petticoat government
- Kadın hakimiyeti, evde kadının sözünün geçmesi
pettifog
- (-ged,-ging) teferruata boğulmak
- Hukuki işlerde hile yapmak
- Ufak tefek hukuki işlere bakmak.
- Teferruata bogul
