necessary good ne demek?
- Zorunlu mal
zorunlu
- Doğal olarak kaçınılması imkânsız olan, olumsal karşıtı.
- Kesin olarak gereksinim duyulan, zaruri, mecburi, ıstırari
- Zarûrî. ~ durum,zorunluluk durumu: ıztırâr hâli.
- İsteğe bağlı olmayan.
Irremissible.
Obligatory.
Necessary.
Mandatory.
Inevitable.
Indispensable.
necessary and sufficient condition
- Gerekli ve yeterli koşul
- Onsuz hiçbir şeyin gerçekleşmeyeceği ve yerine getirildiği zaman başka şartlara gerek kalmayacağı koşul
necessary condition
- Gerekli koşul
- Bir şeyin onsuz var olmayacağı koşul
good
- Salâh, iyilik, doğruluk
- Hünerli
- Güvenilir
- Hayırlı
- Bozulmamış
- Sıhhatli
- Menfaat, yarar
- Ünlem, bazen very ile pekalâ
- The ile iyi insanlar
- Çok, büyük
Türetilmiş Kelimeler (bis)
necessary and sufficient conditionnecessary conditionnecessary domicilenecessary evilnecessary expensesnecessarynecessary outlaynecessary stoolnecessary thingnecessariesnecessarilynecessarinessnecesgoodgood afternoongood afternoongood eveninggood agricultural practicegood appetitegood atgood at managinggood at reparteegood bargaingood bearergoogoobergooch cruciblegooch curucipleGooch eritme kabı
