kurgaz ne demek?
- Çok zayıf ve kuru.
- Cılız.
- Kurak.
Arid.
Weak.
kurgan
- İlk Çağda mezar üzerine toprak yığılarak yapılan küçük tepe.
- Tepe biçiminde mezar, höyük.
- Kale.
- Türkistan'da sintepe.
Cairn.
kurgu
- Her türlü yaratı.
- Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir anlam ve uyum bütünlüğü sağlayarak birleştirme, montaj.
- Uygulamaya geçmeyen yalnız bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma, spekülasyon.
- Çatı.
- Bir işe hazırlamak için yapılan telkin
- Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, anahtar.
- Zembereğin kurulmuş olma durumu.
- Bir bütün oluşturmak için parçaları takıp birleştirme işi, montaj.
- Sinemadakikurgu çalışmasının çok değişik biçiminin televizyonda doğrudan doğruya yayın sırasında ve anında yapılması (bu işlem, resim seçme terimiyle belirtilir).
- Mıknatıslı görüntü kuşağındaki çekimlerin uyumlu bir bütün oluşturacak yolda bir araya getirilmesi
