koltukçu ne demek?
- Koltuk yapan veya satan kimse.
- Eski ev eşyası alıp satan kimse.
- Koltuk meyhanesi işleten kimse.
- Koltuğunun altına elbise ve halı atıp sokak sokak dolaştırarak satan kimse.
- Düğünlerde ev düzenlenmesine yardım edip gelinle damada destek olan kimse
Ertesi cuma günü koltukçular gelip gelin odasını düzeltecekler.
M. Ş. Esendal - Yüze karşı övmeyi huy edinmiş kimse.
Maker or seller of armchairs.
Flatterer.
koltukçuluk
- Koltuk yapma ve satma işi.
- Yüze karşı övmeyi huy edinme.
Making or selling armchairs.
Being a flatterer.
koltuk
- Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip.
- Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer
- Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye
- Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni
- Yapıcılıkta yan destek.
- Yüksek mevki, makam.
- Koltuklama veya koltuklanma.
- Kayırma, destek.
- Sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lükskoltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm.
- Bk. yer tasarı
