koltukçu ne demek?

  1. Koltuk yapan veya satan kimse.
  2. Eski ev eşyası alıp satan kimse.
  3. Koltuk meyhanesi işleten kimse.
  4. Koltuğunun altına elbise ve halı atıp sokak sokak dolaştırarak satan kimse.
  5. Düğünlerde ev düzenlenmesine yardım edip gelinle damada destek olan kimse

    Ertesi cuma günü koltukçular gelip gelin odasını düzeltecekler.

    M. Ş. Esendal
  6. Yüze karşı övmeyi huy edinmiş kimse.
  7. (en)Maker or seller of armchairs.
  8. (en)Flatterer.

koltukçuluk

  1. Koltuk yapma ve satma işi.
  2. Yüze karşı övmeyi huy edinme.
  3. (en)Making or selling armchairs.
  4. (en)Being a flatterer.

koltuk

  1. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip.
  2. Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer
  3. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye
  4. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri töreni
  5. Yapıcılıkta yan destek.
  6. Yüksek mevki, makam.
  7. Koltuklama veya koltuklanma.
  8. Kayırma, destek.
  9. Sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lükskoltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm.
  10. Bk. yer tasarı

Türetilmiş Kelimeler (bis)

koltukçulukkoltukkoltuk altıkoltuk altı atardamarıkoltuk altı sıcaklığıkoltuk altı sinirikoltuğa girmekoltuğa gömülmekkoltuğu kaptırmamakkoltuğundan etmekkoltuğunu kaptırmak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın