kifayeti müzakere ne demek?
- Bir konunun yeterince tartışıldığına karar verilmesi, görüşmenin sona erdirilerek oylamaya geçilmesi veya görüşmenin yeterliliği.
kifayet
- Yeterli miktarda olma, yetme, kâfi gelme.
- Yeterlik, liyakat, iktidar.
- Bir işi yapabilecek yetenekte olma.
- Bir işi yapabilecek nitelikte olma.
- Yetişme, el verme, kafi gelme.
- Lüzumlu kadar olmak. Bir işe yetecek kadar olmak.
Sufficiency.
Efficiency.
Adequacy.
kifayet etmek
- Yetmek, yeterli olmak
To suffice.
To be enough.
Settle for sth.
müzakere
- Bir konuyla ilgili fikir alışverişinde bulunma, oylaşma
- Sözlü sınav.
- Etüt, mütalaa.
- Bir iş hakkında konuşmak, bir iş için önceden danışıp görüşmek.
Negotiation.
Debate.
Discussion.
Powwow.
Conference.
Consultation.
