kalabalık ne demek?

  1. Çok sayıda insan topluluğu

    Kalabalık içinde zorlukla boş bir masa bularak oturdum.

    A. Haşim
  2. Gereksiz, karışık şeyler topluluğu.
  3. Sayıca çok
  4. (en)Crowded.
  5. (en)Multitudinous.
  6. (en)Thronged.
  7. (en)Populous.
  8. (en)Congested.
  9. (en)Rush-hour.
  10. (en)Cohort.
  11. (en)Crowd.
  12. (en)Throng.
  13. (en)Multitude.
  14. (en)Army.
  15. (en)Assemblage.
  16. (en)Concourse.
  17. (en)Congestion.
  18. (en)Cram.
  19. (en)Crop.
  20. (en)Crush.
  21. (en)Drove.
  22. (en)Flock.
  23. (en)Gaggle.
  24. (en)Gathering.
  25. (en)Hive.
  26. (en)Horde.
  27. (en)Host.
  28. (en)Huddle.
  29. (en)Legion.
  30. (en)Press.
  31. (en)Regiment.
  32. (en)Dense.
  33. (en)Full.
  34. (en)Mass.
  35. (en)People.
  36. (en)Shoal.
  37. (en)Squash.
  38. (en)Squeeze.
  39. (en)Swarm.
  40. (en)Crowdedness.
  41. (en)Confluence.
  42. (en)Crammed with people.
  43. (en)Crew.
  44. (en)Heap.
  45. (en)Numerous.
  46. (en)Peopled.
  47. (en)Ruck.

kalabalık ağızlı

  1. Geveze, bilir bilmez konuşan

kalabalık etmek

  1. Gereksiz olarak yer doldurmak.
  2. (en)Congest.
  3. (en)Overcrowd a room.
  4. (en)Throng.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

kalabalık ağızlıkalabalık etmekkalabalık evkalabalık görünçlükkalabalık kavgakalabalık mitingkalabalık semtkalabalık yapmakkalabalık yılgısıkalabalık zamanıkalabalığı dağıtmakkalabalığı durdurmak için kurulan barikatkalabakalabak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın