kalınlaşma ne demek?

  1. Kalınlaşmak işi.
  2. Belirli ünsüzlerin kalınlaştırma etkilerine bağlı olarak veya kelime içinden gelen başka nedenlerle ince ünlülerin kalın sıraya geçmesi olayı:ET. Tengri > TT. Tanrı, Yak. tañgara; Osm. öküz / Yak. oğus < öküz, ET. inek > Yak. ınah "inek" TT. göbek, Tkm. göbek; Çuv. kvaßa "göbek"; Kaşg. kBekir-, TT. geğir- / Çuv. kagır-; Kaşg. kele- "konuşmak" > Çuv. kala-; TT. döğüşmek Anadolu ağızları doşmek, gülüşmek > gulüşmek, göz > go´z, kör > ko´r. güçcük > guçcük "küçük", yüksek > yusek vb.
  3. (en)Velarisation.
  4. (en)Becoming thick.

kalınlaşmak

  1. Kalın duruma gelmek
  2. (en)Thicken.
  3. (en)To thicken.
  4. (en)To become thick.

kalınlaşmak

  1. Kalın duruma gelmek
  2. (en)Thicken.
  3. (en)To thicken.
  4. (en)To become thick.

kalınlaşmamak

  1. (en)(neg. form of kalınlaşmak) thicken.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

kalınlaşmakkalınlaşmamakkalınlaşkalınlaştırkalınlaştırıcı
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın