kainat ne demek?

  1. Evren

    Bizim için ölüm, yani kendi dünyamızın ölümü kâinatın en mühim hadisesidir.

    A. Ş. Hisar
  2. Dünya

    Varlığımı kaplayan, haşmetle uğuldayan / O büyük yeisim için kainatı dar gördüm

    E. B. Koryürek
  3. Herkes.
  4. Evren, dünya, acun.
  5. Bk. acun
  6. Bk. evren
  7. Var olanların hepsi. yaratıklar. yer gök. - (bkz. evren).
  8. Var edilen şeylerin hepsi. Yaratılanlar. Mevcudat. Alemler. (Osmanlıca'da yazılışı: kâinat)
  9. (en)Total field under survey.
  10. (en)Cosmos, universe, macrocosm, metagalaxy.

evren

  1. Yaşanılan vasat.
  2. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar.
  3. Gök varlıklarının bütünü, kainat, cihan, alem, kozmos.
  4. Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam.
  5. Bütün gökcisimlerinin içinde yer aldığı düşünülen sonsuz varlık.
  6. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen tüm varlıklar.
  7. Ana kitle.
  8. Gök varlıklarının tümü, kainat.
  9. Boylu boslu, yakışıklı.
  10. Ejder, ejderha.

acun

  1. Dünya.
  2. Düzenli bir bütün olarak düşünülen evren.
  3. Bkz. evren.
  4. Cihan, alem kosmos, uzay.
  5. Kainat.
  6. dünya, varlık
  7. Zaman.
  8. Varlık.
  9. (en)Creation.
  10. (en)Cosmos.

kainat şuaları

  1. Bk. evren ışını

kainatefruz

  1. Kainatı süsleyen, cihanı donatan. (Osmanlıca'da yazılışı: kâinat-efruz)

Türetilmiş Kelimeler (bis)

kainat şualarıkainatefruzkainatı naimekainkainçekaikaiakkaibkaibekaid
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın