kafa ne demek?
- Görüş ve inançların etkisi altında beliren düşünme ve yargılama yolu, zihniyet
- İnsan başı, ser.
- Hayvanlarda genellikle ağız, göz, burun, kulak vb. organların bulunduğu vücudun en ön bölümü.
- Bellek.
- Çocuk oyunlarında kullanılan zıpzıp taşının veya cevizin büyük boyu.
- Mekanik bir bütünün parçası.
- Kavrama ve anlama yeteneği, zekâ, zihin, bellek
Kafasının faaliyetini fikirden ziyade işe vermiş.
Y. K. Beyatlı - Elektrik ya da akustik dalgaları saptayan ya da okuyan, özellikle ses aygıtlarında, mıknatıslı görüntü aygıtlarında ses ve görüntüyü saptama ve okuma işini gerçekleştiren değiştirgeç.
- Bk. baş
- Yumuşak kuru ot. (Osmanlıca'da yazılışı: kaf'a)
- (C.: Akfa) Baş. Kafa.
Head.
Brains.
Bean.
Intelligence.
Cast of mind.
Chump.
Coconut.
Conk.
Costard.
Knob.
Noddle.
Noggin.
Noodle.
Onion.
Pate.
Poll.
Potato.
Savvy.
Sconce.
Crumpet.
Loaf.
Mind.
Brain.
Mental attitude.
Habit.
Understanding.
Headpiece.
Kopf
Tête
baş
- Bir şeyin genellikle toparlakça ucu
- Çıban.
- Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet.
- İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser
- Bir topluluğu yöneten kimse
- Başlangıç.
- Temel, esas
- Arazide en yüksek nokta.
- Bir şeyin uçlarından biri
- Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı.
kafa adimlama hizi
Head stepping rate
kafa anahtarlamasi
Head switching
