(Yun. chondros: kıkırdak; ichthys: balık) İskeletleri kıkırdaktan oluşmuş, gerçek kemikleri olmayan, derileri sert plâkoyit pullarla kaplı ve bol miktarda mukus bezi içeren, karın yüzgeçleri erkeklerde değişikliğe uğrayarak spermaların dişiye aktarılmasına yarayan kopulasyon organları hâline dönüşmüş olan, 5-7 çift solungaçları bulunan, ayrı eşeyli, ovipar, vivipar ve ovovivipar balıklar.
İskeletleri kıkırdaktan oluşmuş, gerçek kemikleri olmayan, derileri sert plakoit pullarla kaplı ve bol miktarda mukus bezi içeren, karın yüzgeçleri erkeklerde değişikliğe uğrayarak spermaların dişiye aktarılmasına yarayan kopulasyon organları h
Vücutları kuyruk haricinde tamamıyla çıplak ya da birkaç sıra zırh şeklinde pullu, kıkırdak iskeletli, bazı bölgelerde kemik yapılar bulunan, heteroserk kuyruk yüzgeçli türlere sahip bir takım ya da bazı sınıflandırmalara göre üst takım.
Vücutları kuyruk haricinde tamamıyla çıplak veya birkaç sıra zırh biçimindende pullu, kıkırdak iskeletli, bazı bölgelerde kemik yapılar bulunan, heteroserk kuyruk yüzgeçli türlere sahip bir üst takım, kıkırdak pullular.
Hücrelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan veya bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, tümör, neoplazma
Eskiden toprak tabya, berkitilmiş yüksek yer.
Yüksek ve korunaklı yer.
Şehir, kent.
Kale hendeği.
Hücrelerin hızla çoğalması sonucu oluşan iyi veya kötü huylu, patolojik doku kitlesi, tümör.
Growth.
One of the world's oldest cities, in Sumer, Ur was the ancestral homeland from which Abraham and his family migrated to Haran, although some scholars have suggested a northern location for the Abrahamic Ur Archaeologically, the Sumerian Ur is notable for its well-preserved ziggurat and 'royal cemetery,' whose tombs have yielded a number of beautifully crafted artwork, furniture, jewelry, and other sophisticated artifacts.
Excrescence.
An ancient city of Sumer located on a former channel of the Euphrates River.