junk ne demek?

  1. Atmak
  2. Çöpe atmak
  3. Hurdaya ayırmak
  4. Değersiz eşya, çöp
  5. Hurda

    That car's a piece of junk. / O arabanın hurdası çıkmış.

  6. Pılı pırtı, kullanılmış karışık eşya
  7. Iskartaya ayırmak
  8. Atılacak eşyalar
  9. Eskici
  10. (argo) esrar, uyuşturucu
  11. Hurda halatlar
  12. Tapon mal
  13. Eskiden gemilerde yenilen tuzlanmış sert sığır eti
  14. Çin sularında kullanılan bir çeşit yelkenli gemi.

atmak

  1. Bir şeyi yere doğru bırakmak.
  2. Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak.
  3. Sille, tokat vurmak.
  4. Bir yerden başka bir yere taşımak.
  5. Uzatmak.
  6. Koymak
  7. Rastgele bir kenara koymak.
  8. Bir kimsenin ilişiğini kesmek.
  9. (en)Elbow smb.
  10. (en)Eliminate.

junk bond

  1. Çürük tahvil

junk dealer

  1. Eskici, hurdacı

Türetilmiş Kelimeler (bis)

junk bondjunk dealerjunk foodjunk heapjunk mailjunk ringjunk senders listjunk shopjunk yardjunkdealerjunjun.juncojunctio intercellularis complexjunctio itercellularis complex
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın