insanlığın yüz karası ne demek?

  1. (en)The offscourings of humanity.

insanlı

  1. Çevresinde, içinde insan bulunan.

insanlık

  1. İnsan olma durumu.
  2. İnsanca davranma.
  3. İnsanların tümü, beşeriyet.
  4. Doğru dürüst insana yakışır durum, adamlık, âdemiyet.
  5. İnsanı insan yapan, insanın doğasını oluşturan niteliklerin hepsi.
  6. İnsanın değerini, saygınlığını veren öz, insana yaraşır yaşama ve düşünme ilkesi
  7. İnsanı sevme, insan sevgisi, insancıl olma
  8. Temelini antik kültür ürünlerini benimsemede bulan ve insanlığı kendi içinde yetkin bir yetişimin ereği olarak koyan eğitim ülküsü. // Antikçağdan beri süregelen insan üzerindeki görüşlerde, "insanlık" kavramından, insanın, hayvanlık yanından ayrı olarak "insanlığı", en geniş anlamıyle insan niteliklerinin tümü anlaşılır; insanı insan yapan bu nitelikler doğaca verilmişlerdir ve insanı, insan olmanın anlamı ve ereği olarakinsanlıkla ilgili olanı bilmek ve bu bakımdan bilinçlendirmekle yükümlendirirler. Böylece "insanlık ülküsü" bir eğitim ülküsü olarak belirir. Daha Hellenistik çağda, sonra da yeniçağda türlü biçimlerde dile gelen "insanlık ülküsü" iki noktada toplanır: a. Usun insana özgü olduğu inancından,usu oluşturmanın eğitim bakımından gerekli olduğu sonucu çıkar; çoğunlukla da doğa bilimleri ve teknik bir yana bırakılır, b. "İnsanlığın" insanı hayvandan ayıran tinsel yeti olarak bütün insanları kuşattığını kabul eden bu anlayıştan bir ahlaksal ödev çıkar: "Genel insanlığı" (insana özgü olanı) soysop, din, ulus, ırk ve uyruk ayrılığına bakmadan, her insanda tanımak ve uyandırmak. Böyleceinsanlık ülküsü yoluyle, usun aydınlanması, hoşgörü, siyasal eşitlik (yasalar karşısında eşit olma), ayrıca köleliğin kaldırılması ve toplumsal adaletin sağlanması gerçekleştirilmiş olur. Antikçağdan beri görüleninsanlık ülküsü, ilk belirgin örneğini Cicero'nun tinsel kültür "cultura animi" özleminde verir; Doğuşçağında (Renaissance) sonra da yeniçağda doruğuna erişir: özellikle Herder, Schiller ve W. von Humboldt insanda insanlığın gelişmesini; insanın ruhsal ve tinsel yetilerinin (duygu ve us yetilerinin) uyumlu bir biçimde geliştirilmesini insanın son ereği olarak sayarlar.
  9. İnsancıl olma; insanları sevme; insan sevgisi.
  10. Tüm insanları içine alan bütün.

yüz

  1. Yüzey, satıh.
  2. Başta, alın, göz, burun, ağız, yanak ve çenenin bulunduğu ön bölüm, sima, çehre, surat
  3. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullanılarak yapılan işin çokluğunu abartılı bir biçimde anlatan söz
  4. Doksan dokuzdan sonra gelen sayının adı.
  5. Bu sayıyı gösteren 100, C rakamlarının adı.
  6. Bir şeyin görünen bölümünde kullanılan kumaş.
  7. On kere on, doksan dokuzdan bir artık.
  8. Kesici araçlarda keskin kenar.
  9. Bir kumaşın dikiş sırasında dışa getirilen gösterişli bölümü.
  10. Yorgana ve yastığa geçirilen kılıf.

kara

  1. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı.
  2. Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak.
  3. Yüz kızartıcı durum, leke.
  4. Kötü, uğursuz, sıkıntılı
  5. Bu renkte olan
  6. Esmer.
  7. İftira.
  8. Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi.
  9. En koyu renk, siyah.
  10. Zenci, esmer.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

insanlıinsanlıkinsanlık bakımındaninsanlık dışıinsanlık dışı bir şekildeyüzyüz açısıyüz akarıyüz akıyüz aklığıyüz aklığı göstermekyüz asagi pozisyonyüz atardamarıyüz ayrıntılarıyüz bakımıyübusetyübuset fürceleriyüceyüce amaçyüce divan
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın