heavy set ne demek?
- Tıknaz
tıknaz
- Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı, tıkız
- Kısa boylu ve şişman, toplu.
Blocky.
Dumpy.
Podgy.
Stocky.
Stumpy.
Tubby.
Plump.
Chunky.
heavy sentence
- Ağır ceza
heavy shoe
- Postal
set
- (Mimarlık) Çevresi duvarlı, üstü düz, yerden yüksek yer. a. bk. balkon.
- Toprağın kaymasını veya suyun akmasını önlemek için yapılan kalın duvar.
- Bulunulan yerden daha yüksekte kalan düzlük.
- Kurmak
- Takım
- Belirlenmiş.
- Koymak; yerleştirmek, takmak, hazırlamak; düzenlemek; ayarlamak, belirlemek; batmak (güneş), batmak; yapmak; kararlaştırmak; dizmek; dikmek, ekmek; şekil vermek; kuluçkaya yatırmak; kakma işi yapmak (taş); süslemek; yazmak, çizmek
- Oturtmak.
- Tiyatro dekor, stüdyo düzlüğü
- Ateşli silahlarda namlunun içindeki helisin çıkıntı bölümü.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
heavy sentenceheavy shoeheavy showerheavy smokerheavy snowheavy applauseheavy artilleryheavy athleticsheavy blowheavy burdenheavyheavy casualtiesheavy charged particlesheavy chemicalsheavy concreteheaveheave a sighheave a sigh of reliefheave ho!heave of the seasetset a broken boneset a clockset a good exampleset a high standardset a high value onset a legal precedentset a limitset a match toset a person on his feetsese constituer prisonnierse defendendose desimalse perdre
