hayal ne demek?
Kökeni: Arapça
- Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, düş, imge, hülya
Mustafa Kemal hayallerin değil, hakikatlerin adamı idi.
F. R. Atay - Belli belirsiz görülen şey, gölge.
- Görüntü.
İnsanın aynadaki hayali.
- İmge.
- Aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun
Hayal, yani Karagöz oynatan bir sanatkârmış.
A. Ş. Hisar - Bk. görüntü, resim
- Bk. düşlem
- Bk. gölge
- Gölge.
- Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey.
- 1. insanın kafasında canlandırdığı şey. 2. bir olay veya eşyanın zihinde kalan izi. 3. gerçekte olmadığı halde görüldüğü sanılan şey, görüntü.
- Yakasız gömlek. (Osmanlıca'da yazılışı: hay'al)
- (C.: Hayalat) Zihnen tasarlanan şey. Hakikatı bilinmeyip akılla tasarlanan veya gölgeli görünen şey.
- Bk. görüntü
Reflection.
Day dream.
Vision.
Fantasy.
Fancy.
Castles in spain.
Castles in the air.
Bubble.
Imagination.
Dream.
Illusion.
Illusiveness.
Phantasy.
Pipe dream.
Reverie.
Shadow.
Simulacrum.
Specter.
Spectre.
Waking dream.
Daydream.
Image.
Romance.
Phantom.
Idea.
Imagined thing.
Ghost.
Pink elephant.
[hayal (m) ] beech grove.
Delusion.
görüntü resim
- Irakgörürlerin göz merceğine ya da fotoğraf plağı üzerine düşen yıldız resmi.
Image.
Image
hayal ağacı
- (Kar.) Karagöz perdesinin arkasında, üst sol köşesinde "Y" harfi biçiminde gereç. Buna kimi tasvirler sıkıştırılır. Peş tahtaya takılır, tasvirler bu çatal ağaca dizilir.
- Gerginin üst sol köşesinde bulunan «Y» biçimindeki destek. Buna bazı tasvirler sıkıştırılır ya da tasvirler bu çatal ağaca dizilir
hayal alemi
- Hayallerle oluşturulmuş tasarılar bütünü.
Fool's paradise.
