have a nice weekend ne demek?

  1. İyi tatiller

iyi

  1. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı
  2. Bol, yararlı, kazançlı.
  3. Çok.
  4. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren.
  5. Esen, sağlıklı.
  6. Yerinde, uygun.
  7. Yeterli, yetecek miktarda olan
  8. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not.
  9. Somut kişi ya da edim değeri. // İyi, değerler düzeninde yüksek değerleri seçmede ortaya çıkar. Buna karşılık kötü, aşağı değerlerin yeğ tutulmasında kendini gösterir. Ayrıca: "Yararlı olaniyidir." (yararcılık) ya da "Haz vereniyidir." (hazcılık) görüşleri.
  10. Ahlâkın ve ahlâk felsefesinin temel kavramı: Ahlaksal değer; ahlaksal olanın olumlu ana niteliğini gösteren özel kavram; ahlâkça değerli olan (karşıt kavramı: kötü). Ahlâk felsefesinde şu anlamlarda kullanılır: a. (Skolastikte) Tanrı'nın istemiş olduğu dünyadaki varlık düzeni ile uyum. b. (Kant'ta) İstencin, içerik bakımından değil de, yalnızca ahlâk yasasınca belirlenmiş olan biçimsel niteliği.

have a nice day

  1. İyi günler

have a nice evening

  1. İyi akşamlar

a

  1. Ülke, kurum ve yatırım araçlarının yüksek güvenilirlik aralığını gösteren ve derecelendirme kuruluşu tarafından verilen not. A'nın sayıları arttıkça güvenilirlik derecesi yükselir; işaret değişiklikleri her bir konum için olumlu veya olumsuz gelişmelere işaret eder (AA, AAA, A+, AA- vb).
  2. Yunanca yokluk ifade eden ön ek.
  3. Amper.
  4. Anot.
  5. Angström.
  6. Argon simgesi. (II)
  7. Kazanılmış bağışıklık yetmezlik sendromu.
  8. Bk. adres çözünümü iletişim kuralı
  9. (en)AIDS.
  10. (en)Association of Research-based Pharmaceutical Companies.

nice

  1. Kaç, ne kadar.
  2. Birçok
  3. Nasıl.
  4. Uzun süreden beri.
  5. (sıfat) kaç, ne kadar.birçok
  6. (en)Of trifling moment; unimportant; trivial.
  7. (en)Overscrupulous or exacting; hard to please or satisfy; fastidious in small matters.
  8. (en)Delicate; refined; dainty; pure.
  9. (en)Apprehending slight differences or delicate distinctions; distinguishing accurately or minutely; carefully discriminating; as, a nice taste or judgment.
  10. (en)Done or made with careful labor; suited to excite admiration on account of exactness; evidencing great skill; exact; fine; finished; as, nice proportions, nice workmanship, a nice application; exactly or fastidiously discriminated; requiring close discrimination; as, a nice point of law, a nice distinction in philosophy.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

have a nice dayhave a nice eveninghave a nice journeyhave a nice timehave a nice triphavehave a babyhave a bad namehave a bad recordhave a bad temperhave a ballhave a bashhave a bathhave a bearing onhave a bee in ones bonnethavhav ayar etmekhav havhav tüyühavaaa 1a alfa lipoproteinemia b basımıa b c basımıa b dizilemesia b sarmasıa bad hata bad marka bad sailorababaaba güreşiabacıabacılık
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın