gruelling ne demek?
- Çok yorucu
- Çok yorucu şey, işkence.
- Yorucu şey
- Bitap düşürücü
- Zorluk, meşakkat
- Zahmet, ağır iş
- Meşakkatli
- Sıkıntılı
- Eziyetli
çok
- Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
- Aşırı bir biçimde
Much.
Many.
Very.
Plenty.
Plentiful.
Good.
Fair.
Like hell.
gruel
- Yavan un çorbası, sulu yulaf lapası.
- Yulaf lapası, un çorbası
grueling
- Zorluk
- Meşakkat
- Zahmet
- Işkence
- Ağır ceza
- Yorucu şey
