gizli tutmak kaydıyla ne demek?
Under the seal of secrecy
gizli
- Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı.
- Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur
- Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen.
- Saklı olarak, saklayarak
- Belirtileri görülmeyen, gizli olan hastalık
- Klinik olarak tanımı yapılamayan, belirlenemeyen
- Bkz. okült, saklı, latent
Secret.
Classified.
Esoteric.
gizli açlık
- Bir toplumda, bir toplumsal kümede nüfus beslenmesinin çok geniş ölçüde sınırlı sayıda besinlere (örneğin tahıla ya da pirince vb.) dayalı olması, sağlıklı beslenme için zorunlu olan besin yapıtaşlarının (vitaminler, tuzlar vb.) ise yetersiz ölçüde alınması durumu.
Disguised famine.
Famine déguisée
tutmak
- Elde bulundurmak, ele almak
- Ele geçirmek, yakalamak
- Avlamak
- Yanında bulundurmak, alıkoymak.
- Hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek
- Kaplamak
- Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak
- Denetimi ve yetkisi altına almak.
Play, play on.
Guard.
