gencecik ne demek?
- Çok genç
Bakanlar Kurulu her işi bırakıp gencecik bir şairin yazısı ile uğraşacak.
Y. Z. Ortaç
Very young.
çok
- Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
- Aşırı bir biçimde
Much.
Many.
Very.
Plenty.
Plentiful.
Good.
Fair.
Like hell.
gence
- Geniş, genişçe.
- kuzey azerbaycan'ın baku'dan sonra en büyük şehri
gencel
- Gençleşen, canlanan.
- Genç-el.
