geçme ne demek?

  1. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.
  2. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan.
  3. Geçmek işi, mürur.
  4. Sap ve gövde birleştirme yöntemlerinden her biri.
  5. Sinem.Bir gösterimin sürekliliğini sağlamak üzere iki gösterici kullanıldığında, birinci göstericideki makara sona ererken, ara vermeksizin ikinci makarayı göstermeye başlama.
  6. Bk. zincirleme
  7. Bk. noktalama
  8. Bk. geçiş
  9. Bir ışınımın, içindeki tekrenkli ışınların frekansları (devir sıklıkları) değişmeksizin, bir ortamdangeçmesi.
  10. (en)Transmigration.
  11. (en)Whirligig.
  12. (en)Transmission.
  13. (en)Scarfin.
  14. (en)Devolvement.
  15. (en)Scarf.
  16. (en)Inlaid work.
  17. (en)Change-over.
  18. (en)Construction.
  19. (en)Tongue.
  20. (en)Joggle.
  21. (en)Passage.
  22. (en)That fits into or onto something else.
  23. (en)Tenon.
  24. (en)Passing.
  25. (en)Fitted into.
  26. (en)Dovetailed.
  27. (en)Infection.
  28. (en)Joined by mortise and tenon.
  29. (en)Conduction.
  30. (en)Traffic.
  31. (en)Transition.
  32. (en)Tranmission.
  33. (en)Circulation.
  34. (en)Permenance.
  35. (en)Permeability.
  36. (en)Penetration.
  37. (en)Keyed.
  38. (en)Shrunk.
  39. (en)Shrunken.
  40. (en)Jointer.
  41. (en)Match joint.
  42. (al)Überblendung, Überblenden, Überblender
  43. (al)Durchlassung (Transmission)
  44. (fr)Transmission
  45. (fr)Passage

zincirleme

  1. Birbirini izleyen, art arda gelen, müteselsil, teselsül
  2. Zincirlemek işi veya durumu.
  3. İlk çekimin son görüntüleri yavaş yavaş güçsüzleşirken, ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe güçlenerek belirmesine, belli bir noktada iki çekimin görüntülerinin üst üste binmesine, bunun ardından ilk çekimin son görüntülerinin gittikçe güçsüzleşerek yerini ikinci çekimin gittikçe güçlenen ilk görüntülerine bırakmasına dayanan bir noktalama, bindirme çeşidi.
  4. (en)Dissolve, lap dissolve, mix (dissolve), fade (over), cross dissolve (fade), oil dissolve, fading.
  5. (en)Chaining.
  6. (en)Continuous.
  7. (en)Successive.
  8. (en)Chain.
  9. (en)Lap dissolve.
  10. (al)Überblendung, Bildüberblendung, Blende, Durchblendung, Überblenden, weiche Überblendung

geçme ile tutturmak

  1. (en)Scarf.

geçme imi

  1. Aynı amaçla televizyonda resme elektronik olarak katılan, ufak, dikey, siyah-beyaz çubuklar biçimindeki imler.
  2. Geçmeyi sağlamak amacıyla, göstericideki makaranın sona erdiğini, öbür göstericideki makaraya geçmeye hazır olmak gerektiğini belirtmek üzere, resmin sağ üst köşelerine yapılan küçük imler. TV
  3. (en)Change over cue, reel end alarm, cue marks, electronic cue dots.
  4. (al)Stanze, Marke, Überblendzeichen
  5. (fr)Marque de passage (fin de bobine), signal de passage (de fin de bobiné), avertisseur de fin de bobine

Türetilmiş Kelimeler (bis)

geçme ile tutturmakgeçme imigeçme karalığıgeçme kaynakgeçme makarageçme namert köprüsünden, ko aparsın su senigeçme oranıgeçme parçageçme parçasıgeçme tabageçgeç anlamageç anlamakgeç anlayangeç anlayan kimse
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın