gaza getirmek ne demek?

  1. Söz ya da davranışla birini yapılması çok güç olan bir işe yöneltmek.
  2. (en)To fire sb with enthusiasm for.

gaza

  1. İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan savaş, kutsal savaş
  2. Bk. din savaşı
  3. din uğruna savaş
  4. (C.: Gazevat) Din uğrunda kafirlerle yapılan mücadele, muharebe, düşmana kasdetmek. Cenketmek.
  5. (en)Coastal region at the southeastern corner of the Mediterranean bordering Israel and Egypt; 'he is a Palestinian from Gaza'.

gaza basmak

  1. Harekete geçirmek ya da hızını artırmak için motorlu taşıtın gaz pedalına basmak.
  2. (en)Accelerate, step on the accelerator, step on it, speed up, gun the car up, open out.

getirmek

  1. Gelmesini sağlamak
  2. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak.
  3. Erişmek veya eriştiğini sanmak.
  4. İleri sürmek.
  5. Sebep olmak, ortaya çıkarmak.
  6. İletmek, bildirmek
  7. Sağlamak
  8. Bir makama atamak veya seçmek.
  9. (en)Bring.
  10. (en)Bring along.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

gazagaza basmakgaza jericho accordgaza jericho agreementgaza residentgaza stripgazabgazaba uğramakgazabengazabı ilahıgazgaz ağartımıgaz akış hızıgaz akışıgaz alevigetirmekgetirmegetirmemekgetirgetir götür işigetirengetirgötürgetirgötür dosyası
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın