gözene ne demek?

Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık, gözlük.

gözenek

  1. Delikli bir nesnenin deliklerinden her biri.
  2. Pencere.
  3. Bir işlemede, örgüde, ipliklerin kesilmesi, ayrı tutulması yoluyla oluşturulan boşluk, ajur.
  4. Canlı dokularda dış deri üzerindeki küçük, basit açıklık, mesame.
  5. Güneş yüzeyinde görülen küçük yuvarlak, kara lekelerden her biri.
  6. Bir malzemenin içinde irili ufaklı boşlukların bulunması durumu süngerimsi görünüş.
  7. Bitkilerde solunum ve fotosentez için gerekli oksijen ve karbondioksit alışverişine, suyun buhar olarak dışarı atılmasına yarayan, yaprakların alt yüzeyinde çok sayıda bulunan, hücreler arasındaki küçük deliklerden her biri, mesame.
  8. Ağaç türüne göre büyüklüğü değişebilen, işlenmiş kereste üzerindeki küçük girintiler.
  9. Bir özdek kütlesi içindeki mini ölçekte oluklardan her biri.
  10. Bk. por.

gözenek macunu

  1. Cilâlanacak ya da verniklenecek ağacın gözeneklerini doldurmada kullanılan bir tür macun.
  2. (al)Porenfüller

Türetilmiş Kelimeler (bis)

gözenekgözenek macunugözenek ölçergözenekleştiricigözenekligözenekli cam krözegözenekli kayaçgözenekli olangözenekli platingözenekli yapıgözengözegöze açıklığıgöze ağzıgöze aitgöze alarak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın