full definition ne demek?
- Belirtme
belirtme
- Belirli kılma, görüş bildirme, tasrih
- Açıklama, belli bir hale getirme, göz önüne koyma.
- Temayüz ettirme, tayin.
Specification.
Clarification.
Clear revelation.
Clearly revealing.
Designation.
Determination.
Full definition.
full
- Yıkayıp büzmek
- Yıkayıp çektirmek
- Dibek içinde kül ve sabunla dövüp yıkamak
- Bir şeyin dolusu, bir şeyin olgunluk mertebesi
- Dolu
- Meşgul
- Boş olmayan, tutulmuş
- Tok
- Tam, tüm
- Azami derecede
full access
- Tam Erişim
definition
- İzah, tavsif
- Kesinleştirme
- Belirleme
- Seçiklik
- Belirtme, açıklama
- Tarif, tanımlama
- Berraklık, vuzuh
Türetilmiş Kelimeler (bis)
fullfull accessfull access passwordfull access rightsfull actionfull adderfull agefull agonistfull air conditioningfull alignedfulful olmafuladfulaj izifulaj izi incelemesidefinitiondefinition and datadefinition by abstractiondefinition chartdefinition listdefinition listsdefinition of observation unitdefinition of the markdefinition of the situationdefinition onlydefinitifdefinitedefinite articledefinite integraldefinite invoicedefinite method of measurement
