frayed at the edges ne demek?
- Kendini iyice dağıtmış, perişan olmuş
frayed
- Yıpratmak, aşındırmak, yıpranmak, aşınmak, boynuz tüylerini dökmek (geyik)
- Yıpranmış, yırtık pırtık, eskimiş, sökülmüş iplikleri olan (kumaş hakkında); yorgun, hırçın, sinirli
frayed nerves
- Yıpranmış sinirler
at
- Astatin elementinin simgesi.
- Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan.
- Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.
- Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının,atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.
- Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.
Knight.
Hack.
Horse.
Equine.
Access table; may be used in a business model or system model to define access rights to databases.
the
- O (tarif edatı, harfi tarif, belirtme sıfatı)
- Ne kadar, o kadar (mukayese sıfatlarından evvel)
- Belirli durumlarda isimden önce kullanılır
