flavour ne demek?
- Tat vermek
- Lezzet katmak
- Çeşni vermek
- Lezzetlendirmek
- Tatlandırmak
- Tat veren şey
- Rayiha
- Lezzet
- Çeşni
tat
- Bazı cisimlerin tat alma organı üstünde bıraktığı duyum
- Hoşa giden durum, lezzet, zevk
- Dilsiz.
- Türklerin egemen olduğu yerlerde yaşayan Arap veya İranlılar.
- Hazar Denizi kıyısında, İran Azerbaycanı sınırında yaşayan, İran soyundan olan bir topluluğun adı.
- Tatlılık.
- İran kaynaklı sözlü geleneği koruyan öykülere verilen ad.
- Hayvanların yedikleri yemlerden aldıkları haz duyusu.
TransATlantic.
Transient Occupancy Tax; tax revenue created by hotels.
flavour of
- Tadını vermek, andırmak
flavour substances
- Çeşni maddeleri
