flash ne demek?

  1. Parıltı, ani alev, şule
  2. Işaret olarak yanıp sönen ışık
  3. (şimşek) çakmak. (işaret vermek için) (ışıkları) yakıp söndürmek. büyük bir hızla geçmek. bir an için göstermek.
  4. Birden gelen su akıntısı
  5. Kaba gösteriş
  6. Cama renk vermek için maden tuzu ile kaplama
  7. Bkz. flaş.
  8. Hırsız veya serserilere ait
  9. Gösterişli fakat sahte
  10. Kaba bir şekilde gösterişli
  11. Birden alevlenmek, şimşek gibi çakmak veya parlamak
  12. Birden parlamak
  13. Birden akla gelmek
  14. Cam bir mamule ikinci bir renkte ince cam tabakası ilâve etmek
  15. Telgraf veya radyo ile acele haber ulaştırmak
  16. Birdenbire göstermek
  17. Yağmurdan korumak için damın üstüne ve altına saç kaplamak
  18. Işık tutmak, aydınlatmak, yakmak, atmak (bakış), böbürlenmek, parlamak, çakmak, akla gelmek, görünüp hızla kaybolmak, yıldızı parlamak

flaş

  1. Fotoğraf çekiminde ışık yeterli olmadığında bir görüntüyü net almak için kullanılan çok kısa süreli ve güçlü parıltı.
  2. Fotoğraf çekiminde güçlü parıltıya gereksinim duyulduğunda kullanılan lamba.
  3. İletişimde üstünlüğü, önceliği olan, önemli (haber).
  4. Gösterişe, ilgiye düşkün.
  5. Bk. çakar (ışıtaç)
  6. Bk. çarpıcı çekim
  7. Bk. yıldırım haber
  8. (en)Flash.
  9. (en)Photo-flash.
  10. (en)Photoflash.

flash a glance

  1. Bakış atmak, göz atmak

flash active caption bar

  1. Etkin yazı çubuğunu yanıp söndür

Türetilmiş Kelimeler (bis)

flash a glanceflash active caption barflash active windowflash backflash bellekflash borderflash boxflash bulbflash cardflash charsflasaflabflabbergastflabbergastedflabbergastingflabbily
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın