firsthand ne demek?
- Ilk elden
- Orjinal kaynağından gelen
ilk
- Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı
- Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni
- Birinci olarak, en başta.
Initiative.
Kind of person; 'I don't like people of his ilk'.
The first.
First.
Primary.
The very first.
Original.
firsthand experience
- Ilkelden tecrübe, kişisel deneyimle elde edilmiş aşinalık veya bilgi, doğrudan deneme
first
- En büyük
- İlk, birinci, baş
- Başlangıç
- Baş yer, birincilik
- En tiz ses
- Birinci mal
- Ayın ilk günü
- Evvelâ, ilk önce, başta, en ileride
- İlk defa olarak
- Ondan evvel
