fastest ne demek?
- Çabuk, hızla, hızlı, rengi atmaz, solmaz, su gibi, süratli, seri, ileri (saat), eli çabuk, tez canlı, uçarı, dayanıklı, sağlam, değişmez, sabit, sıkı, ayrılmaz
- En hızlı
fastest mine sweepers
- En hızlı mayın tarayıcılar
fasten
- Sürmelemek, tutturmak
- Tutturmak, iliştirmek
- Kilitlemek, gözünü dikmek
- İliklemek, sabitlemek
- Gözünü ayırmamak
- Yüklemek, birleşmek
- Bağlanmak
- Açılmayacak surette kapamak
- Dikmek, ayırmamak (gözünü)
- Üzerine atmak
