expatriate ne demek?

  1. Sürgün etmek, sürmek
  2. Memleket dışına çıkmak, göç etmek
  3. Memleket dışına sürmek
  4. Kendi vatanından başka bir memlekete yerleşen kimse.

sürgün

  1. Ceza olarak belli bir yerin dışında veya belli bir yerde oturtulan kimse, menfi
  2. Bu biçimde sürülme işi ve bu işin sonucu, nefiy
  3. Bir kimsenin sürüldüğü yer
  4. Bir bitkide yeni süren filiz.
  5. İshal.
  6. Bir kimsenin, sürekli olarak oturduğu yerden uzak bir kent ya da ilçede oturmasını zorunlu kılan ceza.
  7. Bitkilerin değişik uzunluk ve büyüklükteki, genellikle yapraksız, küçük filiz ve dalcıkları, hlk. ishal.
  8. (en)Outgrowth.
  9. (en)Tiller.
  10. (en)Banishment, transportation.

expatriate oneself

  1. Vatandaşlıktan çıkmak, göç etmek

expatriation

  1. Yabancı ülkeye yerleşme, göç
  2. Sürgün, vatandaşlıktan çıkarılma

Türetilmiş Kelimeler (bis)

expatriate oneselfexpatriationexpatexpatiateexpatiationexpatiator
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın