embolus ne demek?

  1. Tıkaç
  2. Kan veya lenf damarı içerisinde yüzen ve damar iç boşluklarının mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan yağ damlacıkları, hava kabarcıkları ve diğer yabancı cisimler
  3. Bkz. embolüs
  4. (la)Embolus

tıkaç

  1. Herhangi bir şeyin delik veya ağzını tıkamaya yarayan nesne.
  2. Genellikle bir boru içine ya da bir elektrik çevrimine yerleştirilen ve bir geçiti denetlemeye yarayan gereç.
  3. (en)Valve.
  4. (en)Stopper.
  5. (en)Plug.
  6. (en)Tampon.
  7. (en)Cork.
  8. (en)Wadding.
  9. (en)Bung.
  10. (en)Filler.

embolüs

  1. Damar içinde yüzen ve damar lumenlerinin mekanik olarak daralmasına veya tıkanmasına neden olan doku parçası, bakteri kümesi ve yağ damlacığı gibi katı veya hava kabarciğı gibi maddeler.
  2. (en)Embolus.
  3. (en)Clump of undissolved material in the bloodstream
  4. Kan pıhtısı, kan dolaşımında bulunan çözünmeyen bir madde kümesi

embol

  1. İnvajinasyon ile gastrula oluşması.
  2. (en)Embole.

embolali

  1. Saçma bir şekilde anlamsız kelimelerle konuşma.
  2. (en)Embololalia.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

embolembolaliembolaliaemboldenemboleembodiedembodied technological changeembodierembodimentembodyembEMB agaremballonuridaeembalmembalme
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın