ekmek parası kazanmak ne demek?
Earn one's keep.
earn
- Para kazanmak
- Edinmek
- Kazanç elde etmek
- Doğrultmak
- Eline geçmek
- Kazanmak
- Hak etmek
ekmek
- Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek
- İnsanı geçindirecek iş, kazanç
- Yemek, aş
- Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek
- Toprağı ekip biçmek için kullanmak
- Serpmek.
- Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak.
- Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak
- Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek.
- Yarışta geçmek.
ekmek ağacı
- Dutgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, meyvesi beyaz etli ve biraz unlu, besleyici bir bitki (Artocarpus incisa).
Breadfruit.
para
- Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
- Kazanç, zenginlik
- Kuruşun kırkta biri.
- Yanında, yan. Örn. Para-aortik aortun yanında.
- Yunanca yanında anlamına gelen bir ön ek.
- 1,4 durumunu gösteren ön ek.
- Bir asit, tuz ya da esterin olağanüstü sayıda su molekülü ile birleştiğini gösterir ön ek.
- Çift dönme nicem sayısı ve karşıt koşut çekirdek dönüsü koşulunu belirleyen ön ek.
- Yanında.Dgr.: anat. para
- Yan.
kazanmak
- Kazanç sağlamak
- Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek
- Çıkmak, isabet etmek.
- Edinmek, sahip olmak
- Tutulmak, yakalanmak.
- Kendinden yana çekmek
- Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak.
- Yenmek, galip gelmek
Clean up.
Pull off.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
ekmekekmek ağacıekmek aslanın ağzındaekmek ayvasıekmek bıçağıekmek böceğiekmek çarpsınekmek dolmasıekmek düşmanıekmek eldenekmeekme savatekme tarihiekmeden biçilmezekmediği yerden biterparası alınacak belgitlerparası biriktirmekparası çok olmakparası ile övünenparası ucuz olanın kendisi kıymetli olurparası yetişmemekparası yetmekparası yetmeyenparasına değerparasını almakparasailingparasajitalparasakralparasalparasal birlik
