dumanı tepesinden çıkmak ne demek?
- Çok öfkelenmek
çok
- Aşırı bir biçimde
- Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
Profoundly.
Such.
Profuse.
Rich.
Roaring.
Simply.
Stinking.
Hugely.
dumanı doğru çıksın
- "iyi ve güzel olmasa bile yönteme uygun olsun yeter" anlamında kullanılır.
dumanı üstünde
- (sebze, meyve, yemek için) çok taze.
- (mecaz) Çok yeni, üzerinden çok zaman geçmemiş
- (mecaz) genç
Quite-new, fresh.
çıkmak
- Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek
- İçeriden dışarıya varmak, gitmek
- Eksilmek.
- Yetişecek ölçüde olmak.
- Yapılmak, yürümek.
- Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek
- Süresi dolduğunda ayrılmak.
- Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak
Come off.
Come on.
