drive a hard bargain ne demek?

  1. Sıkı pazarlık etmek

sıkı

  1. Dar.
  2. İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş, tıkız, gevşek olmayan.
  3. Zorlu, güçlü ve etkili
  4. Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan
  5. İlkelerine çok bağlı, hoşgörüsü olmayan, katı.
  6. Yoğun
  7. Cimri.
  8. Sıkıca, iyice.
  9. (en)Close.
  10. (en)Tight.

drive

  1. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken.
  2. (drove, driven) sürmek
  3. Araba kullanmak
  4. Araba ile götürmek
  5. Gütmek
  6. Kaçırmak, kovmak
  7. Tazyik etmek, sıkmak, mecbur etmek, zorlamak
  8. Fazla çalıştırmak
  9. Şiddetle tahrik etmek
  10. Acele ettirmek

drive a

  1. A: sürücüsü

a

  1. Ülke, kurum ve yatırım araçlarının yüksek güvenilirlik aralığını gösteren ve derecelendirme kuruluşu tarafından verilen not. A'nın sayıları arttıkça güvenilirlik derecesi yükselir; işaret değişiklikleri her bir konum için olumlu veya olumsuz gelişmelere işaret eder (AA, AAA, A+, AA- vb).
  2. Yunanca yokluk ifade eden ön ek.
  3. Amper.
  4. Anot.
  5. Angström.
  6. Argon simgesi. (II)
  7. Kazanılmış bağışıklık yetmezlik sendromu.
  8. Bk. adres çözünümü iletişim kuralı
  9. (en)AIDS.
  10. (en)Association of Research-based Pharmaceutical Companies.

hard

  1. Kuvvetli. şiddetli
  2. Ekşi, ekşimiş, sıkı
  3. Çok soğuk (mevsim/hava)
  4. Kalpsiz, şefkatsiz
  5. Katı, sert, pek
  6. Nasırlı, sağlam, dayanıklı
  7. Güç, müşkül, zor, çetin
  8. Ağır
  9. Şiddetli, kötü, acı
  10. Zalim, merhametsiz

Türetilmiş Kelimeler (bis)

drivedrive adrive a cardrive arraydrive assemblydrive atdrive awaydrive bdrive backdrive boltdribdribbledribble downdribble the balldribble toaa 1a alfa lipoproteinemia b basımıa b c basımıa b dizilemesia b sarmasıa bad hata bad marka bad sailorababaaba güreşiabacıabacılık
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın