does not matter a farthing ne demek?

  1. Hiç önemli değil

hiç

  1. Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz.
  2. Soru cümlelerinde belirsiz bir zamanı anlatan bir söz.
  3. Bir soruya açık bir cevap verilmek istenmediğinde cevap cümlesinin başına getirilen bir söz.
  4. Boş, değersiz, önemsiz olan şey veya kimse.
  5. F.Değersiz, kıymetsiz. Yok olan, yok denecek kadar az olan.
  6. (en)Nothing.
  7. (en)Not a whit.
  8. (en)At all.
  9. (en)Not a dreg.
  10. (en)Not an iota.

does

  1. Yapmak, etmek; tamamlamak, meydana getirmek; neden olmak; düzenlemek, temizlemek; rolünü üstlenmek; ilgilenmek; uymak; ayağını kaydırmak; dolandırmak (Argo)
  2. Do'nın 3'üncü tekil şahsı.

does it burn

  1. Yakıyor mu

not

  1. Bir şeyi hatırlamak için yazılan kısa yazı
  2. Okullarda öğrencinin dersle ilgili bilgi ve beceri düzeyini göstermek üzere öğretmenlerce verilen sayı, derece.
  3. Bir şeyin niteliği üzerine edinilen kanı.
  4. Bk. yazıntı
  5. Safhaları ve soruşturma aşamalarının kaydedilmesi suretiyle, hem kolluğun yaptığı faaliyetlerin mahkeme safhasında ispatlanmasını hem de aradan uzun zaman geçse bile en ufak ayrıntıların hatırlanmasını sağlayan bir doküman.
  6. Okullarda öğretmenlerce her öğrencinin başarısı üzerinde edinilen kanıyı, varılan yargıyı gösteren değer.
  7. (en)Mark, degree.
  8. (en)Grade.
  9. (en)Note.
  10. (en)Mark.

matter

  1. Mesele, durum
  2. İltihaplanmak
  3. Önemi olmak, önemli olmak
  4. Konu
  5. İş, husus, mesele
  6. Madde, cisim
  7. Vesile
  8. Fark, önem
  9. Öz
  10. Yaklaşık miktar

Türetilmiş Kelimeler (bis)

doesdoes it burndoes it come with instructionsdoes it hurt when you chewdoes it hurt when you swallowdoes it need to be cookeddoes it ring a belldoes not applydoes not equaldoes someone here speak englishdoedoernotnot a bitnot a bloody soulnot a dogs chancenot a dregnot a fewnot a jotnot a littlenot a mite leftnot a patch onnono absorbable sutures materialsno accessno access to car decksno account
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın