disparate ne demek?
- Eşit olmayan
- Bambaşka
- Birbirine benzemeyen
- Tamamen ayrı, farklı
- Benzeşmeyen
eşit
- Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi
- Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse)
- Niteliği, değeri, biçimi, görünüşü bir olan.
- Aynı düzeyde olan.
Equal.
Equivalent.
Even.
Coequal.
Commensurate.
Coordinate.
disparately
- Tamamen farklı olarak, benzeşmeyerek
disparateness
- Farklı olma durumu
- Farklılık
