dışarıda ne demek?
Out of doors.
Outdoors.
Outside.
Abroad.
Alfresco al fresco.
Outdoor.
out
- Dışarı çıkarmak, çıkarmak, dışarı atmak, kovmak, nakavt etmek
- Dışarı!, defol!, çık dışarı!
- Ünlem,, dışarı dışarıda
- Dışarıya
- Dışında
- Arasından
- Meydana, ortaya
- Sız (kalmış)
- Bütün bütün, tamamen: sonuna kadar
- Yüksek sesle
dışarıda akşam yemeği yemek
Dine out.
dışarıda betimlenen dosya
- Bk. dışarıda tanımlanan dosya
