conjointly ne demek?
- Birleşik olarak
- Müştereken
birleşik
- Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.
- Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek).
- Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek).
Combined.
Compound.
Solid.
Composite.
United.
Joint.
Connected.
conjoint
- Birleşmiş, ortak
- Bağlı, birleşik, yapışık
conjoints
- Birbiriyle evli bulunanlar
- Eşler, karı koca (özellikle bir mülkiyetin ortak sahipleri)
