canlı cenaze ne demek?
- Çok zayıf, bir deri bir kemik kalmış kimse. Ayakta duracak hali olmayan, halsiz ve zayıf kimse.
Ayşe Hanım, canlı cenazeden farksız, handiyse son nefesini verecek.
S. M. Alus
One who is like a living corpse.
More dead than alive.
canlı canlı
- Diri diri, henüz ölmemiş bir biçimde
- Heyecanla
canlı cins
- Bkz. Cins.
cenaze
- Kefenlenip tabuta konmuş, gömülmeye hazırlanmış insan ölüsü.
- Ölü, ölmüş kimse
- Töreni.
- Cenaze töreni.
- (C.: Cenaiz) İnsan öl--uşu--.
Funeral.
Corpse.
Corpse ready for burial.
Mortuary.
Mortal remains.
Türetilmiş Kelimeler (bis)
canlı canlıcanlı cinscanlı ağ verisicanlı ağırlıkcanlı ağırlık artışıcanlı aşıcanlı balık tutan teknecanlıcanlı biçimdecanlı bilimicanlı bir ispanyol dansıcanlı bir şekildecanla başlacanla başla çalışmakcanla başla girişmekcanlancanlandırcenazecenaze alayıcenaze arabasıcenaze ayinicenaze çanıcenaze çanı çalınmakcenaze çanicenaze duasıcenaze evicenaze gibicenacenabcenabetcenabı erhamürrahimincenabı hak
