bustee ne demek?
- Köy; küçük kasaba; varoş, kenar mahalle, fakir mahalle
busted
- Tutuklanmış.
- Bozulmak, bozmak; becerememek, sona ermek; vurmak, iflas etmek, iflas ettirmek; tartışmak, kırmak, patlatmak, tutuklamak; rütbe indirmek
buster
- Hayvan terbiyecisi
- Dağıtan veya mahveden kimse
- Ulan.
- Zorla açan kimse, herif, adam, alem, cümbüş
