buckler ne demek?
- Kalkan
- Kalkan, siper
- Loça kapağı
- Muhafaza etmek, korumak buck privateB.D., (arao) er, nefer.
kalkan
- Ok, kılıç vb.nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık.
- Toplum olaylarında güvenlik görevlilerinin çeşitli saldırı araçlarından kendilerini ve başkalarını korumak için kullandıkları, özel olarak yapılmış korumalık.
- Koruyucu
- Yan yüzergillerden, büyük, yassı, derisi düğme veya çivi denilen birtakım sivri kemiklerle örtülü, beyaz etli balık, kalkan balığı (Scophtalmus maximus).
- Karapaks, klipeus, skutellum, skutum gibi yapılar.
- Oktan veya kılıçtan korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık.
Firewall.
Outgoing.
Shield.
Turbot.
buckle
- Eğrilmek veya bükmek (madeni eşya)
- Boyun eğmek
- Yenilgiyi kabul etmek
- Toka, kopça
- Toka veya kopça ile tutturmak, iliştirmek
- Isı veya basınç ile bükülmek
- İliştirmek
buckle down
- Ciddiyetle/gayretle çalışmak.
