boundcolumn ne demek?

  1. Ilişkilisütun

ılişkilisütun

  1. (en)Boundcolumn

bound

  1. Sıçrayış, fırlayış zıplama, geri tepme
  2. Hudut, sınır, sınırlar.
  3. Gitmeye hazır, hareket halinde
  4. Sekmek, sıçrayarak gitmek
  5. Sektirmek, sıçratmak, zıplatmak.
  6. Bağlı, kayıtlı
  7. Ciltli, ciltlenmiş
  8. Mecbur
  9. Hudutlamak, sınırlamak
  10. Kuşatmak

bound bailiff

  1. Icra memuru

Türetilmiş Kelimeler (bis)

boundbound bailiffbound bybound by a restrictionbound by an oath
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın