bollaşmak ne demek?

  1. Bol duruma gelmek

    Biraz zayıflamış, kolalı beyaz yakalığı bollaşmıştı.

    C. Uçuk
  2. (en)To fit loosely.
  3. (en)To get wide.
  4. (en)To get loose.
  5. (en)To get loosely.
  6. (en)To abound.
  7. (en)To become plentiful.
  8. (en)To be in good supply.

bol

  1. İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı
  2. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı
  3. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.
  4. Haplardan daha büyük ve daha yumuşak kıvamda, genellikle uzunluğuna yuvarlak veya yumurta biçiminde, çiğnenmeden yutulabilen ve döl yatağı yoluyla kullanılan ilaç türü, bolus, lokma.
  5. (en)Bill of Lading refers to the document on which a carrier acknowledges receipt of materials loaded onto the truck.
  6. (en)Beginning of Life.
  7. (en)Oak Lawn Branch Library.
  8. (en)Begin Of Life.
  9. (en)Abundant.
  10. (en)Plentiful.

bollaşma

  1. Bollaşmak işi veya durumu.

bollaşmamak

  1. (en)(neg. form of bollaşmak) widen, expand.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

bollaşmabollaşmamakbollaştırabilmebollaştırabilmekbollaştırma
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın