biletli ne demek?

  1. Yüksek, uzak veya geçilmesi güç bir yerin öte yanına geçmek

    İki gündür sarp dağ yollarından aşıyoruz.

    F. R. Atay
  2. Süre geçmek, bitmek, sona ermek

    Üstelik çekingenliğin de kaybolmuş, hatta sokulganlığı aşarak girişkenlik derecesini bulmuştu.

    T. Buğra
  3. Erkek hayvan dişisiyle çiftleşmek.
  4. Görünmeden kaçmak.
  5. Bileti olan.
  6. Bilet kullanılan.

bilet

  1. Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge
  2. Temsillere giriş için önceden gişeden satın alınan ve kapıdaki denetçinin denetlediği kâğıt. Kayrabileti eleştirmecilere, dostlara, yazara, sahne yönetmenine, parasız ya da yalnız vergisi ödetilerek verilenbilet.
  3. Girimlik karşılığı alınarak belirli bir gösterimi belirli bir saatte belirli bir yerden izleme olanağı sağlayan, ayrıca ilgililerin izleyici sayısı ve gelir durumunu saptamalarına yarayan basılı belge.
  4. (en)Tiàket, admission ticket.
  5. (en)Ticket.
  6. (al)Eintrittskarte

bilet acentesi

  1. (en)Ticket agent

Türetilmiş Kelimeler (bis)

biletbilet acentesibilet almabilet gişesibilet gişesi neredebilebile acidbile acidsbile bilebile bile ladesbilbil ahirebil casesbil farzbil hakkı
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın