batak ne demek?

  1. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş

    Bu bataktan kendini kurtarmaya çalıştıkça büsbütün saplandığını dehşetle görüyordu.

    R. N. Güntekin
  2. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış.
  3. Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak

    İnsan bu kumda, bir batakta gibi yürür, ayağını güç çeker, her adımda bir günlük yol zahmeti duyar.

    F. R. Atay
  4. (en)Nonsolvent.
  5. (en)Spades.
  6. (en)Floundering.
  7. (en)Unstable.
  8. (en)Unsound.
  9. (en)March.
  10. (en)Marshy.
  11. (en)Swampy.
  12. (en)Hotbed.
  13. (en)Swamp.
  14. (en)Slough.
  15. (en)Sink.
  16. (en)Quicksand.
  17. (en)Quag.
  18. (en)Morass.
  19. (en)Mire.
  20. (en)Gutter.
  21. (en)Marsh.
  22. (en)Quagmire.
  23. (en)In carey street.
  24. (en)Miry.
  25. (en)Boggy.

batak arazi

  1. (en)Sumpfboden.

batak çulluğu

  1. Çullukgillerden, bataklıklarda yaşayan, rengi kahverengiye çalan siyah, 30 cm uzunluğunda bir çulluk türü (Gallinago gallinago).

Türetilmiş Kelimeler (bis)

batak arazibatak çulluğubatakçayırbatakçıbatakçılbatakçılıkbatakçulluğubatakhanebataklıbataklığa aitbatabata çıkabata çıka yürümekbatabilirbatable
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın