büyütülmek ne demek?
- Büyütme işi yapılmak
Resmi ötekilerden ayrılarak büyütülmüştür.
F. R. Atay
büyütme
- Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse.
- Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı.
- Büyütmek işi.
- İncelenen örneğin büyüklüğü ile mikroskopta elde edilen görüntünün büyüklüğü arasındaki oran. Magnifikasyon.
Aggrandizement.
Magnification.
Enlargement.
Exaggeration.
Extension.
Hyperbole.
büyütülme
- Büyütülmek işi.
büyütücü
Enlarger.
