amerıkan merkez bankası ne demek?

  1. (en)Federal reserve board

federal

  1. Federasyon durumunda birleşmiş olan.
  2. Fr. Bir devletler federasyonu ile alakalı, yahut ona ait.
  3. (en)Pertaining to a league or treaty; derived from an agreement or covenant between parties, especially between nations; constituted by a compact between parties, usually governments or their representatives.
  4. (en)Composed of states or districts which retain only a subordinate and limited sovereignty, as the Union of the United States, or the Sonderbund of Switzerland.
  5. (en)Consisting or pertaining to such a government; as, the Federal Constitution; a Federal officer.
  6. (en)Union of groups or states in which each member agrees to give up some of its governmental power in certain specified areas to a central authority.
  7. (en)Union of states under a central government distinct from the individual governments of the separate states.
  8. (en)Having to do with government on a national level.
  9. (en)Having to do with the national government.
  10. (en)Acquisition Network : a huge network that links numerous computer servers within all areas of the United States The Federal Government aids supply chains for the Government and large corporations that have adopted EC-based transactions as the way to do business FACNET transmits requests for quotes, bids, award notices and purchase orders between the Government and its Trading Partners.

amer

  1. Acımtırak bir içki türü.
  2. (Amr, ömr, imaret) Muammer eylemek. Çok zaman yaşayıp kalmak. Muammer olmak.
  3. Yaşlı kişi. İhtiyar. (Osmanlıca'da yazılışı: a'mer)
  4. (fr)Amére.

amerasian

  1. Amerika ve Asya kökenli

merkez

  1. Bir ülkenin, bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri.
  2. Bir işin öğretildiği yer.
  3. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer
  4. Belirli bir yerin ortası.
  5. Polis karakolu
  6. Biçim, durum, yol.
  7. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası.
  8. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek.
  9. Özek.
  10. Bk. özek

banka

  1. Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve bunlardan daha başka parasal ekonomik etkinliklerde bulunan kuruluş.
  2. Bankacılık işleminin yapıldığı yer.
  3. Mevduat kabul eden, kredi açan, ulusal ve uluslararası ödemelerde aracılık, para nakli, senet iskontosu, emanet kabulü vb. hizmetleri sunan, pazarlanabilir menkul değerler gibi finansal aktifleri elinde tutan ve saymaca para yaratan finansal aracı kurum.
  4. İtl. Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlerini gören ticari kuruluş.Faiz dinimizde günahtır. Bankalar dar gelirlilerin paralarını faiz karşılığı toplar, zenginlere daha yüksek faizle verir. Bunlar dar gelirlilerin tasarruf ettikleri paralarla bir iş yeri açar, bir mal üretir ve bu malın fiatına, ödedikleri faizi de ekliyerek paranın asıl sahibine satarlar. Böylece bankada faiz karşılığı para yatıran dar gelirliler, kendi paralarıyla üretilen bu malları satın almakla kendi aldıkları faizden daha fazlasını yani zenginin bankaya ödediği faizi ödemiş olurlar. Hem bankacıyı, hem banka ile iş yapan ticaret erbabını kendi paralarıyla çalışmadan zengin etmiş, fiatlarını yükseltmesine ve dar gelirlilerin zulme uğramasına alet olmuş olurlar.İslama uygun olan; iş ortaklığıdır. İş adamı paralarını kullandığı insanları, paraları ölç--uşu--nde işine ortak yapmalı, karını da zararını da buna göre bölüşmelidir. Böyle olursa hem fiatlar yükselmez, hem de bir kısım insanlar zenginleşirken, diğerleri fakirleşmez.
  5. (en)Bank.
  6. (en)Banking.
  7. (en)Banking house.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

ameramerasianamerceamercementamercement royalmerkezmerkez açımerkez avrupamerkez bankasımerkez bankası avanslarımerkez bankası bağımsızlığımerkez bankası kredilerimerkez bankası öndeliklerimerkez bankası parasımerkez bankasından borçlanmamerkebmerkelmerkel cellmerkel cell tumorsmerkel disk
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın