aktarıcı ne demek?

  1. Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse.
  2. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
  3. Voleybolda öbür oyuncuların vurması için topu, ağın üzerine yükselten oyuncu.
  4. Genellikle engebeli bölgelerde çalışan, bir yayın merkezinden gelen izlencenin güçsüzlenmiş imlerini alarak bunları güçlendirdikten sonra çoğunlukla başka bir oluğun yinelenimine uygulayarak başka biraktarıcı ya da verici doğrultusunda yayan, böylelikle asıl vericinin yayın alanını genişleten, gücü vatla ölçülen yayaç.
  5. (en)Repeater (receiver), transposer, low-power transmitter, stand-by transmitter, local transmitter, rebroadcast receiver, television transposer, television translator, relay station (transmitter), rebroa.
  6. (en)Tiler.
  7. (en)Transposer.
  8. (en)Transmitter.
  9. (en)Passer.
  10. (en)Person who repairs tile roofs.
  11. (en)Transmitting-medium.
  12. (al)Kleinsender, Füllsender, Ballempfänger, Ortssender, Ersatzsender, Relaisstation, Relaissender,|;l Relaisstelle, Verstärkeramt

aktarıcı dalgalığı

  1. Aktarıcının, vericiden gelen ses ve resim imlerini yayan dalgalığı.
  2. (en)Transmitting aerial (ABD: antenna) of microwave relay transmitter.
  3. (al)Relaissendersantenne

aktarıcılık

  1. Aktarıcı olma durumu.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

aktarıcı dalgalığıaktarıcılıkaktarı alemaktarı bedenaktarılabilir
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın