örtme ne demek?
- Baş örtüsü.
- Üstü kapalı, önü açık yer
Damın örtmesinin altında hasta koyunlara bakıyordu bir adamla beraber.
Y. Kemal - Örtmek işi.
- Ek örtüsü koyma.
- Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıylaörtme, saklama.
Hood.
Covering.
Blooping, deblooping.
Camouflage.
Cowl.
Head.
Rigid frame.
Shed.
Blanket.
Roofing.
Porch.
Portal.
Portico.
Masking.
Marquise.
Coverture.
Wrapping.
Tester.
Cope.
Closing.
Cover.
Shutting.
Envelopment.
Klebestellung
Couvrir
Zaponnage
baş
- Bir şeyin genellikle toparlakça ucu
- Çıban.
- Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet.
- İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız vb. organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser
- Bir topluluğu yöneten kimse
- Başlangıç.
- Temel, esas
- Arazide en yüksek nokta.
- Bir şeyin uçlarından biri
- Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı.
örtme gönderimi
Covering map.
Revétement
örtme gücü
Covering power.
