ölmek ne demek?

  1. Yaşamaz olmak, hayatı sona ermek, can vermek.
  2. Bitki, solmak.
  3. Bazı sebeplerle çok sıkıntı veya acı çekmek.
  4. Değerini, geçerliğini, gücünü yitirmek, kullanılmamak.
  5. (en)Kick the bucket.
  6. (en)Belly up.
  7. (en)Go belly up.
  8. (en)Bite the dust.
  9. (en)Hand in one's checks.
  10. (en)Hand in one's chips.
  11. (en)Pay one's debt to nature.
  12. (en)Go the way of all flesh.
  13. (en)Gasp one's life out.
  14. (en)Hop the twig.
  15. (en)Pass away.
  16. (en)Depart.
  17. (en)Cash in.
  18. (en)Choke.
  19. (en)Conk.
  20. (en)Croak.
  21. (en)Cut up.
  22. (en)Decea.
  23. (en)Expire.
  24. (en)Fall.
  25. (en)Perish.
  26. (en)To die.
  27. (en)To wither.
  28. (en)To kick the bucket.
  29. (en)Cop it.
  30. (en)To be gathered to one's fathers.
  31. (en)Kick in.
  32. (en)Lose one's life.
  33. (en)To pay one's debt to a nature.
  34. (en)Succumb.
  35. (en)Suffer death.
  36. (en)To turn up one's toes.
  37. (en)To go the way of all.

ölmek üzere

  1. (en)About to die, at one's last gasp, on the brink of the grave, moribund.

ölmek üzere iken

  1. (en)At the point of death.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

ölmek üzereölmek üzere ikenölmek üzere kimseölmek üzere olanölmek üzere olmakölmek var, dönmek yokölmekte olanölmekte olanın vücuduna kutsal yağ sürme ayiniölmeölme eşeğimölme eşeğim, ölmeölme hakkıölöl dediği yerde ölmek, kal dediği yerde kalmakölandölçölçeğe göre artan getiri
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın