münasip düşmek ne demek?

  1. Uygun gelmek; yakışmak.

    O makama daha gayur bir zat münasip düşüyordu.

    A. İlhan

uygun

  1. Yakışır, yaraşır, uz, mutabık, mütenasip
  2. Orantılı, oranlı
  3. Avantajlı
  4. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
  5. Yararlı.
  6. Ucuz, ekonomik
  7. (en)Suitable.
  8. (en)Agreeable.
  9. (en)Conformable.
  10. (en)Appropriate.

münasip

  1. Uygun, yerinde
  2. Beğenilen, hoşa giden, uygun
  3. Uygun, yerinde, yaraşır, yakışır.
  4. (en)Suitable.
  5. (en)Agreeable.
  6. (en)Proper.
  7. (en)Apposite.
  8. (en)Congruous.
  9. (en)Decorous.
  10. (en)Meet.

münasip bulmak

  1. Uygun olduğunu, yerinde görüldüğünü kabul etmek

düşmek

  1. Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek
  2. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek
  3. Yere devrilmek, yere serilmek.
  4. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak.
  5. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak.
  6. Yağmak.
  7. Vurmak, değmek, rastlamak
  8. Vakti gelmeden ölü doğmak.
  9. Sâkıt olmak, sukut etmek.
  10. Arkasından gitmek, peşini bırakmamak

Türetilmiş Kelimeler (bis)

münasipmünasip bulmakmünasip görmekmünasip numunemünasip olmakmünasip surette hareketmünasip zarar tediyesimünasiplikmünasibmünasafamünasafatenmünasahamünasaramünasatmünamünaammünabezemünacatmünacatı rahmandüşmekdüşmek sukut etmekdüşmek üzere olmakdüşmedüşme alçalmadüşme dengesidüşme eğilimi olandüşme hastalığıdüşmandüşman ağzıdüşman başınadüşman çatlatmakdüşman düşmana gazel okumazdüşdüş azmasıdüş bakısıdüş çalışmasıdüş eylemek
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın